Türkü sözünün anlaşılmasının icraya etkisi soyut bir iddia değildir; kayıt üzerinden ölçülebilir bir farktır.
Deneme basittir. Kursiyer bir türküyü sözünü okumadan çalar ve kaydeder.
Ardından söz okunur, anlaşılmayan sözcükler açıklanır ve imge haritası çıkarılır.
Aynı türkü yeniden çalınır ve kaydedilir. İki kayıt arka arkaya dinlenir.
İkinci kayıtta genellikle üç değişiklik duyulur. Birincisi tempodur; hız çoğu zaman ölçülür ve oturur.
İkincisi duraklardır. Cümle sonlarındaki soluklanmalar belirginleşir ve doğru yerlere kayar.
Üçüncüsü dinamiktir; belirli dörtlüklerde yoğunluk artar ve eser düz olmaktan çıkar. Bu üç değişiklik kursiyerin bilinçli çabasıyla değil, anlamın kurulmasıyla kendiliğinden gelir. Deneme birkaç kez tekrarlandığında kursiyer, söz okumayı çalışmanın atlanmaz bir adımı olarak görmeye başlar. Bu alışkanlık yerleştiğinde yeni bir eserin öğrenme süresi de kısalır.
Derslerimizde bu karşılaştırma denemesi, yeni başlayan kursiyerlerle bir kez uygulanır.