Geleneksel âşık meclisleri rastgele bir dinleti değil, sırası belli bir bütündür.
Açılış divanî ya da ağır bir hava ile yapılır. Amaç dinleyiciyi ve âşığın kendi sesini ısıtmaktır.
Ardından hoşlama gelir; karşılıklı söyleyenler birbirini selamlar ve meclis kurulur.
Üçüncü bölümde asıl karşılaşma yer alır. Ayak verilir, ölçü belirlenir ve atışma başlar.
Dördüncü bölümde bilmece ya da kilitli söyleyiş gibi zorlayıcı biçimler devreye girer. Kapanış ise genellikle bir uzun hava ya da öğüt niteliğinde bir deyişle yapılır. Bu sıralama kursiyer için de kullanılabilir bir örnektir: bir dinleti programı kurarken ısınma, gövde ve kapanış ayrımı işe yarar. Ağır bir eserle açılan, hareketli eserlerle süren ve dinginleşerek kapanan bir program dinleyiciyi bir yerden bir yere götürür.
Aynı hızda ve aynı karakterde dizilmiş bir program ise kısa sürede tekdüzeleşir. Derslerimizde dinleti programları bu ısınma-gövde-kapanış düzeniyle kurulur.